Dünya, çevremiz ve hayatlarımız değişiyor, yenileniyor. Yüz yıllar önce tarihte yaşanan afet ve salgınlar, kentlerin ve yapıların yeniden tasarlamasını, yaşamların değişmesini sağladı.

Bugün beklenmedik şekilde hayatlarımızı etkileyen salgın ise doğayı, dünyayı gelecekte de etkileyeceğe benziyor.

Yeşil Rapido 2013 yılından günümüze “sürdürülebilirlik” temasını, günümüzün koşulları ve değişkenlerini gözeterek inceliyor.

Yeşil Rapido’nun 2022 yılı teması ‘Dirençli Kentler, Dirençli Binalar’ olarak belirlendi. İklim krizinin artan ve yoğun şekilde hissedilen etkileri, kentlerde yoğunlaşan nüfusun artan ihtiyaçları gibi konular, karşılaşılan olumsuz koşullarda kentlerimizin nasıl bir reaksiyon vereceğini tartışma konusu haline getirdi. Bu tartışmaların sonucunda gündemimize “resilient “ dilimizde “dirençli” veya “esnek” olarak karşılık bulan bir kavram girmiş oldu.

Dirençli Tasarım Enstitüsü’nün kurucusu Alex Wilson’a göre, esnek tasarım, iklim değişikliğinin neden olduğu aşırı hava olaylarına dayanıklı evler, binalar ve yaşam alanları yaratmayı içeriyor.

Uzun yıllardır üzerinde konuştuğumuz dilimize pelesenk olmuş ‘sürdürülebilirlik’ kavramı çevresel etki ve kaynakların koruması için önlemlere odaklanırken, dirençlilik; sağlamlığı, iyileşme ve uyum sağlama yeteneğini vurguluyor.

Ayrıca iklim değişiminin etkilerini azaltmaya yönelik çalışmalardan biri olan ve Avrupa Birliği (AB) Komisyonu 2019 yılının aralık ayında açıklanan Avrupa Yeşil Mutabakatı (European Green Deal) ile AB, 2030 yılına kadar karbon salımını yüzde 50 azaltmayı, 2050 yılında ise sıfır karbon salım hedefine ulaşmayı planlıyor. Bu mutabakat Türkiye için bir fırsat olmanın ötesinde dirençli yaşam alanları oluşturmanın kapılarını da aralıyor.

Dolayısıyla artık yapıların sadece doğayla uyumlu olmasının yeterli olmadığı bir gerçek. Gelinen noktada yapılar doğal afetlere ve insan kaynaklı felaketlere dayanacak güçte inşa edilmeli.

Dirençli Yapılar, sıcak bir konu olmaya devam ederken, inşaat uygulamalarının nasıl değişeceği de tartışması konusu. Bundan sonra yapı üreticilerinin yapı malzemesi seçimlerine çok daha fazla dikkat etmeleri gerekecek. İklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı ayakta kalmayı başarabilecek şehirler kurmanın yolu dirençli yapılar üretmekten geçiyor.

Sizleri bu geniş kapsamlı, konunun tüm yönleriyle tartışılacağı ve çözüm önerilerinin geliştirileceği konferansımızın paydaşları arasında olmaya davet ediyoruz.

Sevda Yayla

Ekoyapı Dergisi Kurucusu & Genel Yayın Yönetmeni
sevda@ekoyapidergisi.org

MSGSÜ’inde Şehir ve Bölge Planlama eğitimi aldı. Kurumsal haritacılık sektöründe 9 yıl çalıştıktan sonra kendi şirketini kurarak yayıncılık hayatına başladı. İlk olarak geri dönüşüm ve çevre teknolojileri konusunda yayınlanan Türkiye’nin ilk çevre odaklı dergisi ‘Recycling Teknoloji’yi yayınladı. 2010 yılında ‘Ekoyapı Yapı ve Yerleşimler’ dergisini sektöre kazandırdı. Mimarlık, inşaat ve yapı sektörünü çevresel etkileri çerçevesinde ele alan Ekoyapı Dergisi 12 yıldır yayınlanmakta, ülkemizde sürdürülebilir mimari ve çevre dostu yapı malzemeleri sektörünün gelişiminde önemli rol oynamaktadır.

2013 yılında Ekoyapı Dergisi’nin alt markası olarak başlanan Yeşil Rapido Eğitim ve Konferans organizasyonlarının genel koordinatörlüğünü yürüttü. Günümüzde hitap ettiği sektöre gerek basılı gerekse online platformlardaki yayınları, Yeşil Rapido organizasyonu ve kurumlara özel projeleri ile hizmet vermeye devam ediyor.